2. Çoğul Kişi Nedir? (Ve Beni Nasıl Deli Ediyor?)
Düşünsenize, bir gün arkadaşlarınızla takılıyorsunuz, bir kahve içiyorsunuz ve bir anda biri size “Siz ne yapıyorsunuz?” diye soruyor. Bu, kimseyi şaşırtmaz, değil mi? Ama bir dakika! “Siz” mi? Kim demişti bunu? Benimle mi konuşuyor? Kendimi biraz garip hissediyorum şimdi. Evet, doğru tahmin ettiniz; burada bahsedilen şey 2. çoğul kişi!
Şimdi, herkesin kafasında bir soru vardır: “2. çoğul kişi ne demek?” Gelin, hep birlikte bu meseleye dalalım, ama biraz da esprili şekilde. Çünkü bir yandan dilbilgisi öğrenmek, bir yandan da keyif almak gerekir, değil mi?
2. Çoğul Kişi Nedir?
Klasik olarak “2. çoğul kişi” dediğimizde, aslında dildeki zamirlerden bahsediyoruz. Türkçede, “siz” zamiriyle ifade edilen kişiye “2. çoğul kişi” diyoruz. Yani, tekil “sen”in çoğul hali olan “siz”i düşündüğümüzde, tam da o anı yakalamış oluyoruz.
Türkçede çoğul eklerinin bazen “resmiyet” veya “saygı” amacı taşıdığını düşünsek de, dilin içindeki mizahi yanları görmek de mümkün. Özellikle yakın arkadaşlarınızla “siz” demek, bazen garip olabilir. İki kişi aynı odaya girip, kahve içmeye başladığında “Siz ne yapıyorsunuz?” demek, bir anda ciddi bir sosyal felakete yol açabilir. O anı düşünün, değil mi? Birbirine samimi olan iki insan, birbirine “siz” demeye başlarsa, biraz ironik olur.
Ama işin komik tarafı, bu dilsel farkı bilmeden, “2. çoğul kişi” kullanımı, o kadar da alışılmadık değil. Özellikle sosyal medyada ve günlük hayatta, bazen arkadaşlar “Siz ne yaptınız ya?!” şeklinde sanki bir grup insanla konuşuyormuş gibi bir hava yaratabiliyorlar. Oysa o cümle sadece iki kişiye yönelik!
İki Kişilik ‘Siz’ Durumu
Şimdi biraz daha günlük hayatımıza inelim. Mesela, bir kafede arkadaşınla oturuyorsun, çay söylüyorsun ve garson geliyor:
Garson: “Siz ne alırsınız?”
Ve tam o anda, arkadaşınla göz göze geliyorsunuz. Hani o bakış var ya, bir an birbirinize bakıp, gülmeye başlıyorsunuz: “Ne demek ‘siz’? Biz zaten iki kişiyiz, yeterince yalnız hissetmiyor muyuz?” O an, ikinci çoğul kişi kavramını tamamen unutuyoruz ve garsona kibarca “Tek tek alalım, teşekkürler!” diyorsunuz.
Gerçekten de, Türkçede bu tür küçük dil hataları, bazen espri konusu olabiliyor. Hele bir de birbirinize “siz” demeye başladığınızda, o anın komikliğine ve garipliğine kapılıp gülmeye başlamanızı engellemek zorlaşıyor.
“Siz” demek, Yani “Biraz Resmi Olalım” demek mi?
Tamam, bir yandan mizahi bir şekilde ele alıyoruz ama, dilde gerçekten de 2. çoğul kişi daha çok saygıyı, resmiyeti ve bazen de mesafeyi anlatıyor. Bu da bir gerçek. Özellikle okulda, iş yerinde veya daha resmî bir ortamda, “siz” demek, karşınızdaki insana “daha fazla saygı duyduğunuzu” gösterir. Birçok kişi, özellikle yaşça büyük biriyle konuşurken “siz” demeyi tercih eder. Ancak bu bazen, çok samimi bir arkadaş grubunda bile kafa karıştırıcı olabiliyor.
Diyelim ki, sen ve en yakın arkadaşın haftada bir buluşuyorsunuz. Kahve içiyorsunuz, gülümsüyorsunuz, şakalaşıyorsunuz… O kadar yakınsınız ki, karşınızdaki kişiye “sen” demek oldukça doğal. Ama birden, o samimiyetin bir parçası olarak “siz” demeye başladığınızda bir gariplik oluyordur. Bunu kim yapar? Peki, ne zaman yapar?
İşte burada, karşınızdaki kişiye 2. çoğul kişi ekini koymanın, bir noktada ilişkinin “ne kadar ciddi” olduğuna karar verdiğinizin göstergesi olduğunu fark ediyorsunuz. Yani dilbilgisel açıdan baktığınızda, bu aslında bir saygı ifadesi. Ama gündelik hayatta bu biraz fazla abartılı olabilir.
Bazen İç Ses: “Ben Ne Yapıyorum?”
Gel, şimdi de iç sesimi dinleyelim. “Siz” dediğimizde, o kelimenin arkasındaki amacı düşünelim.
İç sesim: “Ben ne yapıyorum ya? Biriyle buluştuğumda, sürekli ‘siz’ demek ne kadar garip olur? Bir de o kişi ‘Bana sen diyebilirsin’ falan dese… Ben nasıl bir insanım?”
Evet, böyle bir anı kimse hayal etmek istemez, değil mi? “Bunu hep yapıyorsun, bırak artık” dediğimde, “Siz ne diyorsunuz ya?” diye cevap verirseniz, işte o zaman gerçekten tuhaf bir hâle gelebiliriz.
Sosyal Medya ve 2. Çoğul Kişi: “Siz” Biraz Çoğul Oldu!
Son zamanlarda, sosyal medyada da 2. çoğul kişi kavramının etkisini görmeye başladık. Hani, o eski zamanlarda sadece birkaç kişinin kullandığı bir şeydi ya, işte bugün o “siz” kavramı, çok fazla kişiye hitap eden bir şekilde kullanılıyor.
Bir Instagram postunda şöyle bir cümle görebilirsiniz:
“Siz bu yaz tatilini nasıl geçireceksiniz?”
Herkesin gördüğü bir postta, aslında tek bir kişiye hitap edilmekte. Ama bu, “siz” demek, kitlesel bir dil kullanmanın bir yolu olabilir. Bunu kimse garip karşılamaz. Hatta bazen, birine “Siz nasıl hissediyorsunuz?” diye sormak, daha içten ve samimi bir şekilde algılanır.
Bu noktada, sosyal medyanın dilinin nasıl evrildiği ile ilgili biraz kafa yormak gerekir. 2. çoğul kişi, bireysel ilişkilerde mesafe yaratabilirken, geniş kitlelere hitap ederken daha rahat kullanılabiliyor.
Sonuç: 2. Çoğul Kişi, Hem Komik Hem Derin
2. çoğul kişi, sadece dil bilgisi kitabında yer alan bir şey değil, aslında toplumun sosyal yapısını ve kültürel kurallarını da yansıtan bir öğedir. Dile getirdiğimizde, çok samimi bir ortamda bile kullanıldığında garip olabiliyor. Ama aynı zamanda bir anlamda saygıyı ve ciddiyeti de anlatıyor.
Kendinizden biraz uzaklaştığınızda ve dilin içinde biraz daha derin düşündüğünüzde, 2. çoğul kişi, gerçek anlamda bir sosyal deney haline geliyor. Kimisi için saygıyı ifade eden, kimisi içinse yalnızca komik bir dilsel hata. Sonuçta, dil sadece iletişim aracı değildir; bazen eğlenmek için de kullanılabilir. Ve belki de 2. çoğul kişi, tam olarak o eğlenceli kısımdır!