Anksiyete Korkusu Nedir? Ve Neden Hepimiz Onunla Tanıştık? Anksiyete, öyle bir arkadaş ki, seni ne zaman en az bekliyorsun, o da tam o sırada ortaya çıkıyor. Herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda! Mesela, en son ne zaman rahatça bir şeyler yemek için oturdun ve “ah, bu yemek çok güzel!” dedin? Peki, aniden “Bir dakika, ya bir şey yanlışsa? Ya bu yediğim şey bana zarar veriyorsa?” diye düşünmedin mi? İşte, bu, anksiyetedir. Ama merak etme, yalnız değilsin! Herkesin yaşamında bir yerlerde karşımıza çıkıyor. Ama o da ne? Anksiyete korkusu! Evet, yanlış duymadınız, anksiyeteyi zaten yaşıyoruz bir de ondan korkuyoruz. Anksiyete Korkusu:…
12 YorumEtiket: bir
Öğretim Görevlisi Nasıl Öğretim Üyesi Olur? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Bazı sorular vardır ki tek bir cevabı yoktur; çünkü her bakış açısı farklı bir pencere açar. “Öğretim görevlisi nasıl öğretim üyesi olur?” sorusu da tam olarak böyle. Kimine göre bu bir akademik kariyer planıdır, kimine göreyse bir toplum hizmeti. Kimi için sayılar ve yayınlar ön plandadır, kimi içinse öğrencilerin hayatına dokunmak. Gelin, bu yolculuğa farklı gözlerden bakalım ve birlikte tartışalım. Akademik Merdiven: Objektif Bir Gözle Adım Adım İlerleyiş Erkeklerin genellikle benimsediği objektif ve veri odaklı yaklaşım, bu süreci somut adımlarla tarif eder. Akademik dünyada öğretim görevliliğinden öğretim üyeliğine…
14 Yorumİlişkide Güven: Ekonomik Bir Perspektiften İnsan Bağlarının Görünmeyen Piyasası Bir ekonomist için her şey sınırlılıkla başlar: kaynaklar, zaman, enerji ve hatta duygusal emek. İnsan, seçimleriyle bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışan bir karar vericidir. Ancak ilişkilerde bu dinamik daha karmaşıktır; çünkü piyasa burada soyuttur, değer ölçüsü para değil, güven sermayesidir. Ekonomik modellerde güven, piyasa istikrarının ve sürdürülebilir büyümenin temelidir; aynı şekilde bir ilişkide güven, duygusal ekonominin merkez bankasıdır. Güven: İlişkilerin Görünmez Eli Adam Smith’in “görünmez el” kavramı nasıl ki bireysel çıkarların toplumsal refaha hizmet etmesini açıklıyorsa, ilişkilerde de güven, bireysel korkuların toplumsal bağa dönüşmesini sağlar. Güven, iki birey…
14 YorumHırvat İsimleri Neden “-ić” ile Biter? Tarihsel ve Dilbilimsel Bir İnceleme İsimler, bir milletin tarihini, kimliğini ve kültürel sürekliliğini taşır. Hırvat isimleri söz konusu olduğunda, dikkat çeken en belirgin özelliklerinden biri çoğunun “-ić” (okunuşu: “iç”) ekiyle bitmesidir. Ivanović, Petrović, Marić, Horvatić… Bu son ek, Hırvat kimliğinin yalnızca dilsel bir işareti değil, aynı zamanda tarihsel bir kökene de işaret eder. Peki, bu “-ić” eki nereden gelir? Hangi kültürel ve toplumsal süreçlerle bu kadar yaygınlaşmıştır? Tarihsel Arka Plan: Soyadlarının Doğuşu Hırvat soyadlarının “-ić” ekiyle bitmesi, Orta Çağ’ın toplumsal yapısına kadar uzanır. Slav dilleri içinde yer alan Hırvatça, Sırpça ve Boşnakça gibi dillerde…
10 YorumYuka Çiçeği Toksik mi? – Toplumsal Cinsiyet, Empati ve Adalet Perspektifinden Bir Bakış Bazı konular vardır ki sadece “zararlı mı, değil mi?” sorusuyla açıklanamaz. Yuka çiçeğinin toksik olup olmadığı da onlardan biri. Bu bitkinin insan ve hayvan sağlığı üzerindeki etkilerini konuşurken, aslında farkında olmadan toplumsal cinsiyet rollerinden, empati biçimlerinden ve sosyal adaletten de bahsediyoruz. Gelin, bu konuyu hem biyolojik hem de sosyal boyutlarıyla birlikte düşünelim. — Yuka Çiçeği Nedir ve Gerçekten Toksik mi? Yuka çiçeği (Yucca), görünüşüyle ortama zarafet katan, aynı zamanda oldukça dayanıklı bir bitkidir. Ancak kimyasal yapısında saponin adı verilen maddeler bulunur. Bu maddeler, hayvanlar tarafından aşırı tüketildiğinde…
8 YorumHik Uygulaması Nasıl İndirilir? Bir Antropolojik Perspektiften İnceleme Kültürler, insanlar arasındaki en ilginç bağlardan biridir. Her bir toplum, kendine özgü ritüeller, semboller ve kimlikler etrafında şekillenir. Bir antropolog olarak, bu çeşitliliklerin derinliklerine inmek, kültürlerin birbirinden nasıl beslendiğini anlamak büyüleyici bir yolculuktur. Ancak günümüz dünyasında, kültürel çeşitlilik sadece geleneksel toplumlarda değil, aynı zamanda dijital dünyada da kendini göstermektedir. Bugün, teknoloji ve kültür arasındaki etkileşimi tartışmak istiyorum: Hik uygulaması nasıl indirilir? Bu basit bir soru gibi görünebilir, fakat onu bir ritüel olarak ele aldığımızda, dijital kültürün evrimine dair birçok ilginç şey öğrenebiliriz. Dijital Dünyada Ritüeller ve Semboller İnsanlık tarihi boyunca, bir toplumun…
10 YorumHentbol Ne Kadar? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonominin Temel Prensipleri Üzerine Bir Giriş Ekonomi, genellikle kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynakların en verimli şekilde nasıl kullanılacağı üzerine bir düşüncedir. İnsanlar, her gün birçok karar alırken kaynaklarını farklı şekillerde kullanmak zorunda kalırlar. Peki, bu kaynaklar sadece finansal değil, aynı zamanda zaman, enerji ve dikkat gibi unsurları da içerir. Bir ekonomistin bakış açısına göre, her seçim bir maliyet taşır. Örneğin, bir kişi yerel bir hentbol maçına gitmek için bilet almak istiyor. Bu karar, sadece finansal bir harcama değil, aynı zamanda zaman ve fırsat maliyetlerini de içerir. Hentbol…
14 YorumPlaja Çadır Kurulur mu? Farklı Bakış Açılarıyla Tartışmalı Bir Konu Deniz, güneş, kum… Ve bir de çadır! Yaz aylarının vazgeçilmezi haline gelen plaj keyfi, son yıllarda “plaja çadır kurulur mu?” tartışmasıyla gündeme oturdu. Ben de farklı fikirleri dinlemeyi seven, insanlarla düşünce alışverişine bayılan biri olarak bu konuda iki farklı yaklaşımı masaya yatırmak istedim. Kimi için çadır huzurun simgesi, kimi içinse toplu alanlarda kişisel alanı işgal etmenin bir yolu. Gelin, hem objektif hem duygusal yönleriyle bu meseleyi birlikte ele alalım. Plaja Çadır Kurmak: Özgürlük mü, Rahatsızlık mı? Plaja çadır kurmak ilk bakışta oldukça masum görünüyor. Güneşten korunmak, kişisel alan yaratmak, çocuklarla…
12 YorumMehmet Rauf Eserleri Nelerdir? “Eylül”ün Gölgesinde Kalan Bir Yazarlık Muhasebesi Kestirmeden söyleyeyim: “Mehmet Rauf eserleri nelerdir?” diye sorduğumuzda çoğu kişi tek bir başlığa sığınıyor—Eylül. Bu haksızlık mı, yoksa hak edilmiş bir gölge mi? Ben ikincisine yakınım: Rauf’un külliyatı, Türk romanının psikolojik derinlik arayışına kapı aralamış olsa da, sonraki metinlerinde dar bir sınıfsal evren, tekrar eden karakter tipleri ve marazî bir aşk estetiği içinde debeleniyor. Haydi, tartışmayı açalım. Romanlardan Hikâyelere: Külliyatın Omurgası ve Kör Noktaları Romanlar denince listenin başına tabii ki Eylül yerleşiyor; Türkiye’de “psikolojik roman” dendiğinde ilk akla gelen eser olması tesadüf değil. Rauf’un roman omurgası Eylül, Ferda-yı Garam, Genç…
6 YorumKapan Nedir Edebiyat? — Veriye Bakarak Tuzağı Çözmek mi, Kalbe Sorarak Kapanı Aşmak mı? Merhaba edebiyat meraklıları! Konulara farklı pencerelerden bakmayı seven, “Sen nasıl görüyorsun?” diye sormadan duramayan biri olarak bugün “Kapan nedir edebiyat?” sorusunun peşine düşüyorum. Kimi okur verileri masaya dizer, grafikleri konuşturur; kimi okur duyguların izini sürer, toplumun görünmez ağlarını çözer. Gelin, ikisini de yan yana koyalım, bakalım metnin içindeki kapanı kim, nasıl fark ediyor. İpucu: Edebiyatta “kapan”, sadece ayakla kapanan bir tuzak değil; bazen bir oda, bazen bir gelenek, bazen de karakterin zihninde kapanan bir cümledir. Kısaca Tanım: Edebiyatta “Kapan” Ne Demek? “Kapan”, anlatıda sıkışmışlık ve kaçışın…
10 Yorum